Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
ARSLAN MİTİNG İLE İLGİLİ İDDİALARA CEVAP VERDİ

“Görünen Köy Kılavuz İstemez” CHP Bartın İl Başkanı Mehmet Arslan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından başlatılan Adalet Yürüyüşünü ve ardından gerçekleştirilen mitingi değerlendirdi. Arslan mitingle ilgili sayı iddialarına ise sert cevap vererek, “Görünen köy kılavuz istemez.”dedi.

Okunma: 3025

13.07.2017 17:50

Facebook'ta Paylaş

CHP Bartın İl Başkanı Mehmet Arslan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından başlatılan Adalet Yürüyüşünü ve ardından gerçekleştirilen mitingi değerlendirdi. Arslan basın mensuplarına parti binasında yaptığı değerlendirmelerde miting alanındaki sayılarla ilgili iddialara ise sert cevap verdi. Arslan açıklamasında, “Görünen köy kılavuz istemez.”dedi.

CHP İl Başkanı Mehmet Arslan basın mensuplarıyla parti binasında bir araya gelerek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gerçekleştirdiği Adalet Yürüyüşünü ve ardından gerçekleştirilen Maltepe mitingini değerlendirdi.

 

“Türkiye’nin buna ihtiyacı vardı”

İl Başkanı Arslan yaptığı açıklamalarda şu satırbaşlarına değindi: “Genel Başkanımızın Güven Park’tan başlayan ve Maltepe’de güzel bir mitingle biten bu süreci hep birlikte yaşadık. Başlangıçta herkes bu yürüyüşü kısa sürede biter, Genel Başkan bu yürüyüşe dayanamaz diye düşünüyordu. Ancak bu yürüyüş milyonları arkasına alarak Maltepe’ye kadar ulaştı. Türkiye’de gerçekten adaletin olmadığını düşünen, haksızlığa uğradığını düşünen insanların sesi olma kararlılığıyla bu yürüyüş meydana geldi. Biz de Cumhuriyet Halk Partisi Bartın İl Başkanlığı olarak Gerede, Yeniçağ ve son olarak ta Maltepe’de bu oluşumun içerisinde yer aldık. Güzel bir yürüyüş ve miting oldu. Türkiye’nin buna ihtiyacı vardı.

 

“Miting alanıyla ilgili kim yalan söylüyor”

Türkiye’de sağ duyunun hakim olması ve adaletin gerçekten oluşması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’nin bugün bunlardan eksik olduğunu herkes biliyor. Milyonlar bunun farkında.  Özellikle sessiz çoğunluğun sesi olmak anlamında doğru bir karar verilmiş ve doğru bir yola çıkılmıştır. Yürüyüşle ilgili spekülatif rakamlar ortaya atıldı. Ancak göz gördü. Mitingde bazı televizyonlarda canlı olarak yayınladı. Valilik 175 bin gibi bir rakam açıkladı.  Fakat Sayın Cumhurbaşkanımız Maltepe miting alanının 2 milyon kişilik olduğunu açıklamıştı. Valiliğin açıklaması ise 175 bin oldu. O zaman miting alanıyla ilgili kim yalan söylüyor? Çünkü bu iki farklı açıklamayla birbirini yalanlamış oluyorlar.

 

“Görünen köy kılavuz istemez”

Reuters ise 2.5 milyon gibi rakam verdi. Bizler bu oluşumun içindeydik. Yaşadık ve gördük. Hangi illerin ne kadar katılım sağladığını da gördük. Bu yüzden bir bu rakamın 2.5, 3 milyon civarında olduğunu biliyoruz. Görünen köy kılavuz istemez. Orada büyük bir çoğunluğun olduğu gözle görülüyor. Kaldı ki bu ülkede adaletin olmadığını düşünen eline bayrağını adalet için sokağa bir kişi bile çıksa bu bizim için çok önemlidir. Onun adalet arayışına cevap vermek gerekir. Önemsemek gerekir. Bu kadar insanın sokakta adalet arayışını küçümsemek korku emaresidir.

 

“Mevcut iradenin bizi terörle yan yana koyması abesle iştigaldir”

15 Temmuz gecesi insanları sokağa çağıranlar, bugün gayet sade bir şekilde sokağa çıkan ve hak, hukuk, adaletten başka hiçbir şey istemeyen, hiçbir örgüt flaması taşımayan, kendi partisinin bayrağını bile taşımayan bizleri bu şekilde hele ki bu ülkeyi kuran iradeye sahip olan Cumhuriyet Halk Partisi’ni, FETÖ terör örgütüyle bile kol kola girdiği dönemlerde bile onları uyaran ve Milli Güvenlik Kurulu kararlarını altında imzası olduğu halde önemsemeyen mevcut iradenin çıkıp ta bizi terörle yan yana koyması abesle iştigaldir.

 

Korkuyorlar”

Bütün bu açıklamalar korku emaresidir. Korkuyorlar. Çünkü onlarda halk iradesinin gerçek olduğunun farkındalar. Türkiye’de adalet arayan çok fazla insanın olduğunun farkındalar. 16 Nisan’da yapılan halk oylaması sonucunun bir şekilde çarpıtıldığının da farkındalar. Mühürsüz seçim derken Genel Başkanımız da bu adaletsizliği ifade etmişti. Siz bir seçim genelgesi çıkartıyorsunuz. Burada mühürsüz oy pusulalarının geçersiz olduğunu, evet mührünün olmayacağını onun yerine tercih mührü olacağını siz genel olarak ortaya koyuyorsunuz, bu genelge ve kanunla seçime gittikten sonra ortaya çıkan evet mührünün kabul edileceğini, mühürsüz oy pusulalarının geçersiz olacağını, mühürsüz zarfların geçerli olacağını acıkılıyorsunuz. Böyle bir şey yok. İşte bu da bir adaletsizliktir. İnsanların kendi koydukları kanun ve kurallara uymaması da adaletsizliktir. Sokaklara boşuna çıkmadık. Hak, hukuk, adalet derken biz bunları anlatıyoruz.

 

“Meclisi saf dışı bıraktınız”

Bu millet kendi iradesini Mecliste yönetici iradede görmek istiyor. Bunun önüne geçerseniz insanlar hak arayışına başlarlar. Adalet aranacak yerin Meclis olduğundan bahsediyorlar. Evet adalet aranacak yer Meclistir. Ama siz Meclisi saf dışı bıraktınız. Siz olağanüstü hal getirip Meclis iradesinin dışında kararnamelerle bu ülkeyi yönetiyorsunuz. Olağanüstü hal hangi nedenler getirilirse çıkartılacak kararnameler bu nedenle çıkartılır. Çıkan kararnamelerden kaç tanesi bu nedenle çıkartılmış kararname? En basit eğitim sisteminde yaptığın değişikliklerin 15 Temmuz kalkışmasıyla ne alakası var? Bunun gibi birçok şey yapıldı. Meclisin dışında, Meclisin hiçbir haberi olmadan Meclis iradesi saf dışı bırakılarak kararnameler çıkartıldı. Bu Mecliste mi biz adaleti arayacağız? Olağanüstü hali kaldırılalım, bu şekilde kararnameler çıkartılıp ülke yönetilmekten vaz geçilsin, Meclis iradesi ortaya çıksın tabi ki biz de hakkımızı, hukukumuzu, adaletimizi orada arayalım. Biz de bu konuda hem fikiriz.

 

“Gayet masum ve düzgün yapılmış bir yürüyüş”

Genel Başkanımızın çıktığı bu yol, bu yürüyüş hiçbir şekilde provakatif bir hareket değildir. Gayet masum ve düzgün yapılmış bir yürüyüştür. Yürekten söylüyorum ki yürüdüğümüz bütün güzergah bugün pırıl pırıl. Hatta eskisinden daha temiz. Miting yaptığımız Maltepe meydanına çıktıktan yarım saat sonra geri geldim o meydanın tertemiz resimleri de çektim. Türkiye’de artık bir şeyler değişti ve bu değişimi başlatan da kendileridir. İki kutuplu siyaseti düşünüp bunu hayata geçirmek isteyenler de kendileridir. Bizler Cumhuriyet Halk Partililer olarak değil, toplumda dışlanmaya çalışılan, hakkı ve hukuku elinden alınmış, adalet arayan herkesin sesi olmak durumundayız. İnsanlar eyleme dönüşmedikten sonra protesto haklarını da kullanabilirler. Yürüdüğümüz yolda bizi protesto edenlerle hiçbir şekilde polemiğe bile girmedik. Protesto etmek haklarıdır, sindirebilmek önemlidir. Bu adalet yürüyüşünün neden yapıldığını düşünerek kendilerini iyi bir sorgulamaları gerekir. Çünkü ülke yönetiyorsunuz ve sizin birilerine kanarak yanlış yapma lüksünüz yok. Siz bizim verdiğimiz oylarla bizim adımıza bu ülkeyi yönetiyorsunuz. Bu nedenle yanlış yapma, uyarıları göz ardı etme lüksleri yok. Bence bardağın diğer tarafından bakarak kendi eleştirilerini yapmaları gerekiyor.”dedi.

Etiketler:
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.

Facebook'da Bizi Takip Edin