Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
BANKOĞLU KAZ DAĞLARI’NDAKİ “SU VE VİCDAN NÖBETİ”NE KATILDI

CHP Bartın Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Üyesi Av. Aysu Bankoğlu, ülke gündeminde yer alan Kaz Dağları’nda altın madeni çıkartılmasına ilişkin gelişmeleri değerlendirdi. 5 Ağustos günü Çanakkale’nin Kirazlı köyünde “Su ve Vicdan Nöbeti” başlığıyla yapılan eylem çağrısına pek çok sivil toplum kuruluşu, on binlerce sade vatandaş ve Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleriyle beraber Aysu Bankoğlu da katıldı. CHP milletvekilleri, dünyanın ikinci büyük oksijen deposundaki maden arama faaliyetlerine dur demek, bölge insanını, ağacını kuşunu ve yaşamın kaynağı olan suları koruyabilmek için bölgedeki tarihî yürüyüşe katıldılar.

Okunma: 869

07.08.2019 18:47

Facebook'ta Paylaş

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu bölgedeki gelişmelerle ilgili yaptığı değerlendirmede, “Bir altın madeninin ömrü ne kadardır, bilir misiniz? 10. Evet sadece 10 yıl. Peki Kaz Dağları ne kadardır orada bilir misiniz? 4000… Evet en az 4000 yıldır! Doğayla mücadele, kazandığımızda kaybedeceğimiz bir savaştır. Bunun en hazin örneklerini dere yataklarındaki yapılaşmayla, kesilen ormanların yerine inşa edilenlerle depremlerde, yağışlarda görüyoruz.

Kaz Dağları’nda bir ıslahtan söz etmiyoruz. AK Parti hükümetinin 17 yıllık katliamlarından en sonuncusunu konuşuyoruz. Kaz Dağları'nı, cennet vatanımızın topraklarını, yurttaşlarımızı kaz gibi yolma projelerinin en yenisine engel olmak için buradayız.

Kaz Dağları, Alpler'den sonra dünyanın en temiz havasına, en bol oksijenine sahip ikinci yeridir. Mıhlı Çayı, Hasan Boğuldu, Şahin Deresi, Öğlen Pınarı, Dede Pınarı, Sutüven şelalesi ve nicesiyle şair Homeros’un “bin pınarlı vahşi hayvanlar anası İda” diye dünyaya destanlarıyla anlattığıdır. İlyada destanında mitolojik tanrı Zeus’un “Ege’nin mavisi ile İda’nın yeşili arasında öyle bir yer vardır ki; orada keskin kekik kokuları içinde lezzetli zeytin çeşitleri ile yaptığım kahvaltının tadını hiçbir yerde bulamadım.” dediğidir.

Her yıl adına şenlikler düzenlenen çoban Sarı Kız’ın meskeni olan dağlardır. 800’den fazla bitkinin 77’si endemik, 60’dan fazla zeytin ağacı cinsinin olduğu binlerce yıllık bir dünyadır Kaz Dağları. Barındırdığı türlerin çeşitliliği ve bölgenin benzersizliği sayesinde Amazonlar gibi dünya için büyük öneme sahip bir bölge. Dünya! En sonunda AK Parti, Kaz Dağları'nı öldürmeye karar vermiş olsa bile aslında dünyanın malına göz dikmiş durumda.

Kaz Dağları, keşfedilmemiş güzellikleri keşfedilenden çok olandır. Zeytinin en güzelinin, zeytinyağının en ödüllüsünün, peynirin en lezzetlisinin katma değere dönüştüğü, dünyadaki markamızdır. Ekolojik çiftlikleri, turizmde sunduğu benzersiz olanaklarla sadece Türkiye’de değil, dünyada gözde bir merkezdir. Yaban hayvanlarının meskensiz kaldığı, eşsiz meralarında otlayan hayvanların aç, köylülerin işsiz, gelecek kuşakların susuz kalacağı taammüden bir cinayete şahidiz. Asıl bu yapılanlar, Kaz Dağları'nı itibarsızlaştırmaya, değersizleştirmeye yöneliktir. 1937’de Atatürk’ün teklifiyle yürürlüğe giren Orman Kanunu’nun yerini çoktan AK Parti’nin orman kanunları aldı.”dedi.

“AK Parti, 17 yıl önce Türkiye’yi talana açmıştır”

Bankoğlu, ağacından hayvanına ağzı dili olmayan doğanın yaşam hakkını, ardından yurttaşların suyundan toprağına, sağlıklı yaşam hakkını korumaya çalıştıklarını söyledi. Bankoğlu şöyle devam etti,  “Cumhuriyetimiz kurulur kurulmaz 1924 yılında çıkartılan Köy Kanunu’da yer alan ve yabancıların maden aramasını yasaklayan kanuna karşılık 2002’de AK Parti, iktidara gelene kadar hiçbir iktidarın dokunmadığı bu kanunu yerle yeksan etme planına başlamıştır.

Kasım 2002’de açıkladığı “1 yıllık Acil Eylem Planı” içinde “madencilik” önemli bir başlık olarak hemen yerini almıştı. AK Parti’nin tam 17 sene önce iktidara geldiği günlerde “Acil Eylem Planı” içerisinde çıkaracağı yasaya ilişkin söylediği şuydu: “İşletilebilir maden rezervlerimizin artırılması, sanayi ve enerji sektörlerinin hammadde taleplerinin ucuz ve güvenli bir şekilde sağlanması ve işlenmiş mal ihracatımızın artırılması sağlanacaktır.”

AK Parti, 2004 yılında çıkardığı yeni 5177 sayılı Maden Kanunu ile özel sektörün imtiyazlarını artırırken ne vatan ne de millet gözetiliyordu. Bu yasa sadece kendisini, yandaşlarını ve yabancı sermayeyi gözeten, milliyetçilikten de halkçılıktan da uzak bir anlayışın ürünü olarak halen yürürlüktedir. 1924’te yabancıyı kovup bakır, petrol, demir, bor, kömür çıkartmaya başlayan Türkiye Cumhuriyeti ile 2019’daki Türkiye Cumhuriyeti’nin durumu ortadadır. Sözde faizle, kapitalizmle mücadele ettiğinden bahsedenlerin en vahşi, en vicdansız satışlarından biridir.

 Yerli ve milli AK Parti hükümetinin, 2007 yılında başlayan, Kaz Dağları’nın talan ettirme sürecine bir bakın.

195 binden fazla ağaç kesilmiş; hukuk, AK Parti hükümeti tarafından kim bilir kaçıncı kez hiçe sayılarak ÇED Raporu umursanmamıştır.

Sonuçta, hadsiz yöneticisinin “Türkler çok iyi taş taşıyor” dediği Kanadalı Alamos Gold şirketi ile hem taşeronu, hem rödovansçısı Doğu Biga Madencilik ortaklığı, AK Parti hükümeti ve zihniyeti sayesinde binlerce yıllık ortak mirasımızı tam anlamıyla talan etmeye hak kazanmışlardır. Bu altın arama işi üzerinden söz konusu iki şirketin dışında daha kimlerin bu işten çıkar sağlamaya çalıştığı da mutlaka ifşa olacaktır.

“Deniz kenarı ve orman alanlarını betona çevirmeye meraklılılar. Bu “para” nelere muktedir. Doğa şöyle olmuş böyle olmuş, umurlarında değil” diyen Recep Tayyip Erdoğan, acaba 17 yıldır hangi ülkeyi yönetmektedir? Çünkü, onların en iyi bildiği kaz, kaz gibi yolunan yurttaştır.

Çevre Platformu uzmanlarının hazırladığı rapor 10 yıl önce diyordu ki: Kaz Dağları’nda altın çıkarılırsa 1 trilyon ton toprak işlenecek. 2 milyon 580 bin dönüm orman, 10 milyon zeytin ağacı etkilenecek. Su kaynakları kirlenecek ve zehirlenecek. Orman köylülerinin geçim kaynağı azalacak ve onlar göçe zorlanacak, 20 bin zeytin üreticisi, 80 bin zeytin işçisi ile 30 bin aile etkilenecek. Ürünlerimize alıcı bulunamayacak ve bölgeye turist gelmeyecek. Her yıl zeytinden, zeytin yağından ve diğer tarım ürünlerinden elde edilen 650 milyon dolarlık gelir kesilecek.
Bir altın madeninin ömrü 10 yıl. 10 yılda verilen bu zarar, yüzlerce yıl temizlenemeyecek. Bölge halkı, ağır metallere maruz kalacak, zaman içinde ölümcül hastalıklara yakalanacak.

Gözümüz, gönlümüz Kaz Dağları'nda, Bartın’da, Sinop’ta, Mersin’de, vatanımızın her yerinde! Biz halkın ve halkımızın geleceğinin peşindeyiz. Biz, Bartın'da bu mücadelenin benzerini yıllardır veriyoruz. Bir çınar ağacını kesmemek için Yalova’daki köşkü 5 metre kaydıran, Başkent'in çorak ve bataklık topraklarına Orman Çiftliği kuran önderimiz Atatürk’ün izinden vatanına, toprağına, doğasına sevdalı yurtseverler olarak yürümeye devam ediyoruz.”dedi.

Etiketler:
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.

Facebook'da Bizi Takip Edin

1571192038.092019-10-16 05:13:58