Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
BANKOĞLU: “NİHAYET İKİYÜZLÜ BİR AYIBA SON VERİLECEK”

Anayasa Komisyonu Üyesi CHP Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda tartışılan Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin maden şehitlerinin sigorta primlerinin ödenmesine ve şehit yakınlarının kamuda istihdam edilmesine yönelik teklifi de içeren 19’uncu maddesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bankoğlu yaptığı açıklamada, “Bu maddelerle nihayet bir ikiyüzlü ayıba son verilecek. Ayıp diyorum, çünkü daha önce ancak bazı tarihler arasındaki maden şehitlerimizin yakınları belli hakları kullanabiliyordu. İkiyüzlü diyorum, çünkü şehitlik makamını yüceltenler, maden şehitlerini yıllardır ayrımcılığa maruz bırakanların ta kendisidir.”dedi.

Okunma: 189

18.11.2022 17:15

Facebook'ta Paylaş

2014 yılında yaşanan Soma faciasının ardından yürürlüğe giren, ancak yalnızca Haziran 2003 ve Mayıs 2014 tarihleri arasında hayatını kaybeden maden şehitlerine ve onların yakınlarına yönelik zaman sınırlamasıyla tanınan hakların, zaman sınırlaması olmaksızın bütün maden şehitleri için geçerli olmasını içeren teklifin 18 ve 19’uncu maddeleri üzerine CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu söz alarak değerlendirmelerde bulundu. Bankoğlu, “Bu maddelerle nihayet bir iki yüzlü ayıba son verilecek. Ayıp diyorum, çünkü daha önce ancak bazı tarihler arasındaki maden şehitlerimizin yakınları belli hakları kullanabiliyordu. İki yüzlü diyorum, çünkü şehitlik makamını yüceltenler, maden şehitlerini yıllardır ayrımcılığa maruz bırakanların ta kendisidir,” ifadelerini kullandı.

 

“Güzel ama geç”

 

Amasra maden faciası sonrasında birçok konuyu bir arada düzenleyen kanun teklifinin içerisine son dakikada eklenen ilgili maddelerini CHP tarafından yıllardır defalarca TBMM’de teklif edildiğini ve iktidarın oylarıyla reddedildiğini hatırlatan Bankoğlu, “Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak maden şehitlerimizin ölüm tarihlerine göre bu şekilde ayrımcılığa uğramasının bir ayıp olduğunu defalarca söylemiştik. Türkiye’de her tanımın olduğu gibi, şehitlik makamının da ayrımcılıklarla içini boşaltan bu iktidar, maden şehitlerinin ayrımcılığa uğradığını, birçok şehitlik hakkından faydalanamadığını, pekâlâ biliyordu. Bu ayrımcılığın mimarları, şimdi madencilere bir hak bahşediyormuş gibi bir algı yaratmaya çalışıyorlar,” dedi.

 

Bankoğlu konuşmasına, “Bu teklif güzel ama geç. Burada  iki konuyu tartışmak zorundayız. Birincisi bu gibi mevzuat değişikliklerinin nasıl ve neden geciktiği, ikincisiyse bu gibi düzenlemelerin sorunun temeline ilişkin hiçbir çözüm getirmediğidir,“ dedi.

 

Bankoğlu, “Maden şehitlerine ancak Soma faciası yaşandıktan sonra bazı haklar tanındı. O da zaman sınırıyla. Bu hakların verilmesi için bile 301 madencimizi kaybetmemiz gerekti. Oysaki, Soma’dan önce de meclise benzer teklifler getirilmiş, ancak iktidar tarafından kabul edilmemişti. Biz CHP olarak defalarca, ama defalarca bu zaman sınırlamasının kaldırılmasına ve maden şehitleri arasında ayrım yapılmamasına ilişkin kanun teklifleri verdik. Ancak, iktidar tarafından hepsi reddedildi. Şimdi Çalışma Bakanı Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla maden şehitleriyle ilgili çalışma yaptıklarını söylüyor. Ama o cumhurbaşkanının aklına şehitlik haklarını eşitlemek ancak 42 madenciyi kaybedince geliyor.  Bir hakkın alınmasının koşulu, toplu can kayıpları mı olmalıydı? İktidarın bu ayıba son vermesi için, bizim sesimizi duyması için 42 canımızı mı kaybetmemiz gerekiyordu,“ diyerek ilgili madde düzenlemesi için Amasra maden faciasının yaşanmasının beklenmesini eleştirdi.

“Hükümetin amacı günü kurtarmak, yaptığı da yama siyaseti”

Bankoğlu düzenlemenin Türkiye’deki maden faciaları sorununun temeline ilişkin bir iyileştirme yapmadığını belirterek, “Amasra’da bir sürü ihmalin olduğu, kazaların öngörüldüğü, ama önlemlerin alınmadığı ortada. Öngörülebilir ve önlenebilir bir şey, kaza ya da kader değil; cinayettir. Alınmayan önlemler, yapılmayan denetimler, şaibeli amirlerin liyakatsiz atamaları oldukça, yitirdiğimiz her madencinin vebali sorumluluğunu yerine getirmeyen yönetimin, yani iktidarın üzerindedir.  AKP’nin artık gelenek haline getirdiği bir yama siyaseti var. Günü kurtarmak, hedef bu. Bir sorun olunca, bu sorun neden var, nasıl çözülür, araştırmak, araştırılanı okumak, politika üretmek yok. Önlem almak yerine, iş işten geçtikten sonra yapılacaklara odaklanılıyor. Bartın’da da durum aynı. Bu kürsüden Enerji Bakanı, güya açıklama yapıyor, ama açıklamasında biz bunu neden yaşadık, sorunun temelinde ne var, buna dair bir sorgulama, bir açıklama, hiçbir şey yok. Sonra da tazminat vereceğiz, ödeme yapacağız diyor. Ya içler acısı gerçekten, 42 can gitti. Can! Hangi ödeme geri getirebilir bu insanları” diyerek Amasra maden faciasına ilişkin hükümetin politikalarını eleştirdi.

İş kazalarının arttığını ve gerekli önlemlerin alınmadığını belirterek konuşmasına devam eden Bankoğlu, “Uluslararası Çalışma Örgütü iş cinayetleri artıyor, iş denetimleri azalıyor diyor. Türkiye Taşkömürü Kurumu Faaliyet Raporu 2021’de kuruma ait müesseselerde 2960 işçinin yaralandığını söylüyor. Sayıştay sorun var diyor. Uzmanlar; bilim ve teknoloji takip edilmiyor diyor. Bilirkişiler, havalandırmada sıkıntı var diyor. Peki, tüm bunlara karşılık ne yapılıyor? Araştırma komisyonu kuruldu, 3 ay çalışacak. Peki, Soma’dan sonra da kurulmuştu komisyon, raporu tozlu raflarda. Hükümsüz. 111 öneri boşluğa söylenmiş laf gibi duruyor orada. Keşke Soma Raporunun önerileri dikkate alınsaydı, Amasra’da gerekli önlemler alınmış olsaydı da kimse ölmeseydi. Bugün eşitlenen haklar, giden hiçbir madenciyi geri getirmiyor. Bunu unutmayalım,” diyerek Soma maden faciasına ilişkin kurulan Meclis Araştırma Komisyonu raporunun değerlendirilmediğini de hatırlattı.

“İktidarın almadığı önlemlerin bedelini canımızla ödemek istemiyoruz!”

Konuşmasına, “Biz kalıcı çözüm istiyoruz. İş kazasını önlemek, bedelini ödemekten ucuzdur. Biz alınmayan önlemlerin bedelini canımızla ödemek istemiyoruz. Bu olayları bir daha yaşamamanın tek yolu önlemleri almaktır. Yaşananlar kader değil, sorumlulukların yerine getirilmemesinin sonucudur,” diyerek devam eden Bankoğlu, “Önlemleri almaz, denetimleri yapmazsanız; liyakatsiz kişileri siyasi amaçlarla kilit mevkilere atar, cezasızlığı bir kültür haline getirirseniz; taşeronluk, özelleştirme ve rödovansla kamu madenciliğini öldürür, kısa sürede kar sağlamak için, üretim baskısı yaparsanız, ne gideni geri getirebilir ne de acıları tazmin edebilirsiniz,” diyerek sözlerini tamamladı.

 

Etiketler:
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.

Facebook'da Bizi Takip Edin