Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
BARTIN’DA OLAYLI 1 MAYIS

Bartın'da, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü olaylı geçti. Cumhuriyet Meydanı’na girmek isteyen sendika üyelerinden 25 kişinin meydana girmesine ve basın açıklaması yapmasına izin verildi.

Okunma: 531

04.05.2020 14:17

Facebook'ta Paylaş

Bartın’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü KESK'e bağlı sendikalar, Bartın Halkevi, Sol Parti ve Genel Maden İşçileri Sendikası Amasra Şube Başkanlığı üyelerinden oluşan yaklaşık 30 kişi, Cumhuriyet Meydanı'nda basın açıklaması yapmak istedi. Polis ekipleri, koronavirüs tedbirleri kapsamında grubun meydana girişine izin vermedi. Polisler, daha sonra aralarında Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır, CHP Bartın İl Başkanı Selim Karakaş'ın bulunduğu 25 kişinin 15 dakika süreyle meydana girmesine izin verdi.

 

“Öldüren düzene karşı birleşelim”

 

Bartın KESK adına Eğitim Sen Şube Başkanı Sedat Bora   ve GMİS Amasra Şube Başkanı Ertan Kaya meydanda birer konuşma yaparken Eğitim Sen Şube Başkanı Sedat Bora   konuşmasında şu ifadelere yer verdi, “Bizler bu ülkenin işçileri, emekçileri, kamu emekçileri, mühendisleri, mimarları, hekimleri, aydınları, akademisyenleri, sanatçıları, gençleri, kadınları, emeklileri.

Bizler bu dünyanın tüm değerlerini ve güzelliklerini, alın terimizle, aklımızla, bilgimizle, kısacası emeğimizle üretenler.

Kapitalist sistemin yüzyıllardır devam eden emek, doğa, halk ve kadın karşıtı politikaları kriz üzerine kriz, salgın üzerine salgın üretiyor.

Fosil yakıtlar, sera gazları, kimyasal maddelerin kontrolsüz kullanımı, suyun, toprağın, ormanların talan edilmesi, sınırsız hayvan katliamları, tarımda mineral gübre ve böcek ilacı kullanılması vb. gezegenimizi ve tüm canlıları yok olma tehlikesiyle, salgınlarla baş başa bırakıyor.

Yıllardır söylüyoruz; “sağlıkta dönüşüm” başta olmak üzere kamusal hizmetlerin piyasaya açılması, özelleştirmeler, güvencesizlik, esnek çalışma, performans sistemi,  ,  işçi cinayetleri, kadın bedeni ve emeği sömürüsü insanlığı, dünyayı yok oluşun eşiğine getirdi.  Salgın düzenin nasıl çürüdüğünü, çöktüğünü, kamusal hizmetlerin piyasalaştırılmasının kitlesel ölümlere nasıl zemin sunduğunu en açık, en dramatik hali ile  gözler önüne serdi.

Tek Adam İktidar gerekli tedbirleri zamanında almadığı gibi “çarklar dönsün” diyerek fabrikalarda, inşaatlarda binlerce işçiyi “ya salgından ya açlıktan ölüm” seçenekleri ile baş başa bıraktı.

Milyonlar iktidarın çağrısı ile “evde kal”ır iken iktidar salgını fırsata çevirdi. Tekçi, mezhepçi, kutuplaştırıcı politikalardan bir an olsun vazgeçmedi. Tacizcilerin, tecavüzcülerin, mafyanın, katillerin salıverilmesi, muhalif belediyelere soruşturmalar açılması, ücretsiz izin dayatması gibi politikaların ardı arkası kesilmedi. Salıverilen mafya üyelerinin, katillerinin hedefinde bir kez daha kadınlar ve çocuklar yer aldı.

Salgın sonrası sömürünün katmerleşerek devam edeceği, hakların daha da  budanacağı, çok daha otoriter faşist bir yönetim, bir ülke,  yaratmak istiyorlar. Salgın sonrasında  güvencesizliğin yaygınlaştırılmasını  “Ekonomi çöktü” diyerek yeni zamlarla, vergilerle faturayı bir kez daha emekçilere çıkaracaklar.

Bizler; krizlere, salgınlara yol açan bu politikaların devam ettirilmesine geçit vermeyeceğiz. Mücadeleyi dayanışma ile güçlendireceğiz.

İnsanlığı ve doğayı öldüren sömürü düzenine mahkûm değiliz!

Başka bir dünya, başka bir ülke mümkündür! Bunun için;

Salgın sürecinde, temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde çalışma acilen durdurulmalı, işten çıkarmalar yasaklanmalı, ücretsiz izin dayatmasından vazgeçilmelidir! Çalışanlara ücretli izin verilmeli, işsizler için koşulsuz işsizlik maaşı ödenmeli, küçük esnaf ve çiftçi desteklenmelidir! Zorunlu alanlarda dinlenerek, daha kısa saatler aralığında çalışma düzenlenmeli, yeterli, kaliteli koruyucu malzeme sağlanmalı, tüm tedbirler kurum idarelerince alınmalıdır.

Tüketici, konut ve taşıt kredileri ile kredi kartı borçları faiz işletilmeden ertelenmeli, elektrik, su, doğalgaz ve iletişim faturaları salgın riski boyunca devlet tarafından karşılanmalıdır!

Özel sağlık kuruluşları kamu kontrolüne geçirilmeli, yurttaşların sağlık hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız olmalıdır!”

 

Etiketler:
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.

Facebook'da Bizi Takip Edin

1591196359.492020-06-03 17:59:19