Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
MHP İL BAŞKANI ERCÜMENT ÖZÇELİK GÜVEN TAZELEDİ

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Bartın İl Başkanlığı 9. Olağan Kongresi hafta sonu MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Ömertepesi Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen kongrede seçime tek liste ile giden mevcut İl Başkanı Ercüment Özçelik güven tazeleyerek yeniden MHP Bartın İl Başkanlığı görevine seçildi.

Okunma: 886

20.10.2020 12:20

Facebook'ta Paylaş

Geçtiğimiz haftalarda ilçe kongrelerini gerçekleştiren MHP Bartın teşkilatı, İl Başkanlığı 9. Olağan Kongresi’ni de gerçekleştirdi.

Ömertepesi Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen kongreye; MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, Bartın Belediye Başkanı Cemal Akın, Kumluca Belediye Başkanı İsmail Can, Hasankadı Belediye Başkanı Şeref Emiroğlu, AK Parti Bartın İl Başkanı Turhan Kalaycı, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Ümit Aksakal, MHP İlçe Başkanı Murat Demir, Kadın Kolları Başkanı Nuran Akmaz, Ülkü Ocakları Başkanı Duran Iğıl, MHP’li İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi Üyeleri, Türkiye Kamu Sen'e bağlı sendikaların temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı.

Koronavirüs tedbirleri altında gerçekleştirilen kongrede gelen davetlilere kimlik sorgulaması yapılırken ateşleri ölçülerek salona alındılar. Katılımcılar salonda da sosyal mesafe kuralına uygun şekilde oturdular.

İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşu ile başlayan kongrede MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz başkanlığındaki divanda Bartın Belediye Başkanı Cemal Akın, Kumluca Belediye Başkanı İsmail Can, Hasankadı Belediye Başkanı Şeref Emiroğlu, Recep Çömlek ile Kemal Özay yer aldı.

Özçelik, “2023 seçimlerine hazır olmanın gururunu yaşıyoruz”

Kongrenin açılış konuşmasını gerçekleştiren MHP Bartın İl Başkanı Ercüment Özçelik yaptığı konuşmada şunları söyledi, “21 Mayıs 2017 tarihinden bugüne kadar olan faaliyetlerimizi ilgili arkadaşımız okuyarak sizleri bilgilendirdi. Ben ise farklı bir bakış açısıyla Milliyetçi Hareket Partisinin konumu ve siyasi duruşu hakkında değerlendirmelerde bulunacağım. 15 Temmuz 2016 günü'ne kadar Halkımızın bizlere vermiş olduğu muhalefetlik gereği halkımızın gözü ve kulağı olduk. Yapılamayanları, yanlış yapılanları çözüm sürecini, yapılamayan terörle mücadeleyi, işsizliği, bitirilmiş olan hayvancılığı, tarımı, var olan zenginliklerimizin satılması, her geçen gün kötüye giden ekonomiyi hatalı uygulanan iç ve dış politikamız hakkında bilgilendirmeler yaptık. Zor bir süreçten geçiyorduk, Genel Başkanımız sürekli ülkeyi yönetenlere uyarılarını, yapılması gerekenleri ifade ediyordu, bizde onun ifadeleriyle halkımıza ileterek gündemde kalmaya, gündeme dair açıklamalarla sosyal medya, gazeteler ve yerel internet, televizyonlarda Dava ve Misyonumuza sahip çıktık. Türk halkının seçmenin çok alışık olmadığı bir yöntemle 15 Temmuz 2016 günü olan kalkışma harekatından sonra Genel Başkanımız O geceki darbe girişimini nasıl önlediğini, ülkemiz üzerinde oynanan oyunla bir iç savaş senaryosunun hayata geçirmek isteyenlerin oyununu nasıl bozduğunu defaten her Platformda sahiplenerek ifade ediyorduk. Genel Başkanımızın 15 Temmuz sonrası Devlet Bekası adına seçilmiş hükümetin yanındayız beyanları hükümetle beraber oluşturulan bir ittifakın önünü açmış kayıtsız şartsız desteğin ardından Ülkemiz iç ve dış politikada oluşturulan Millilik Politikası sayesinde yavaş yavaş Devletimizin ve Milletimizin geleceği adına büyük bir değişime uğramış, kazanımlar elde etmeye başlamıştır. Terörle mücadelede içerde ve dışarda büyük bir kararlılık sergilenerek terörün ve destekçilerinin beli kırılmıştır. Kaybedilen değerlerimiz yavaş yavaş geri gelmeye başlamıştır. Ayaklar altına alınan Milliyetçilik ve ifade edilemeyen Türklük ziyadesiyle ifade edilmeye başlanmıştır. Tek Devlet, Tek Millet, Tek Bayrak anlayış ve inancımız Hükümet Politikası olmuştur. Dava ve hareketimizin lideri Cumhur ittifakının Mimarı olan Genel Başkanımızın hükümete olan telkinleri vuku bulmaya başlamıştır. 15 Temmuz 2016 öncesi bu ülkede neler konuşuluyor, nelerle uğraşılıyordu, şimdi ise nelerle uğraşılıyor, neler konuşuluyor, bunu kıyaslaya biliyorsak hem nelerin yanlış, hem de nelerin doğru olduğunu ortaya koymuş oluruz. 2023 lider ülke hayali ve hedefi olan bir siyasi anlayışta bulunmaktan gurur ve onur duymamız gerektiğini ifade etmek isterim. Bu hayalimizi, hedefimizi hayata geçirebilmenin formülü ise üstün özellikleri olan vasıflı arkadaşlarımızdan oluşan yönetim kurulumuzdur. Ülkemizin ekonomik ve sosyal dinamiklerinde oluşan birçok işkolu mensubunu bir araya getirmeye çalıştık. Akademisyen, Doktorlar, Muhasebeci Mali Müşavirler, İnşaat Mühendisleri Makine Mühendisleri, Mimar, Veteriner Hekim ve değişik iş kollarında faaliyet gösteren birçok iş insanları. Memuriyetten ve işçilikten gelen emekliler, Tarım emekçileri ve Ev hanımları, yani toplumun seçmenimizin baktığında kendisini görebildiği bir oluşum gerçekleştirdik. Bu oluşturduğumuz yönetim kurulumuz önce Bartın'ımıza, sonra Ülkemize hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Genel Başkanımız Başkanlığında Hedef 2023 seçimlerine Bartın İl Başkanlığı ve Teşkilatları ile hazır olmanın gururunu taşıyoruz. Allah bu kutlu mücadelede yar ve yardımcımız olsun.”

Durmaz, “Bartın örnek illerimizden biri”

İl Başkanı Özçelik’in konuşmasının ardından MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz da bir konuşma gerçekleştirdi. Durmaz şöyle konuştu, “ Her köşesi tarih kokan, her tarafı doğal güzellik ve kültürel zenginlikle çevrelenmiş Bartın’da sizlerle beraber olmanın kıvancını yaşıyorum; hepinize tekrar selam ve saygılarımı sunuyorum. Aziz dava arkadaşlarım, Türk tarihinin ve kültürünün köklü bir parçası olan kurultaylar, partimiz açısından da son derece önemli, anlam yüklü, ahde vefanın ve lidere sadakatin derinden hissedildiği toylardır. Her ne kadar, bu dönemde kongrelerimizi Pandemi nedeniyle sosyal mesafe kuralına uyarak gerçekleştiriyor olsak da gönül mesafelerimiz her zaman yan yanadır, bir ve beraberdir. Bartın; kültürünü koruyan ve geleceğe aktaran yapısıyla örnek illerimizden biridir. Nice güzelliği içerisinde barındıran Bartın ilimiz, bu değerlerini gittikçe küresel bir köye dönüşen dünyada milli hassasiyetiyle korumasını bilmiştir. Bartın demek; Çekiçler Çarşısında el emeği, Galla Çarşısında göz nuru demektir. Bartın demek; Fatih Sultan Mehmet’in “Çeşm-i Cihan” (Alemin göz bebeği) dediği Amasra demektir. Bartın demek; teknolojinin yok edemediği Kurucaşile teknesi demektir. Bartın demek, Ulus’ta Ulukaya Şelalesinden akan saf ve tertemiz su demektir. Kısacası Bartın demek; Türk’ün öz yurdu, öz kültürü demektir. Bu nedenle Bartın, milli değerlerimize sahip çıkmış, milli varlığımıza düşmanlık edenlere karşı koymuştur. Bu tarih ve kültür şehrimiz ile ne kadar gurur duysak azdır. Ne mutlu bize ki Bartın da Milliyetçi Hareket’e kayıtsız kalmamıştır. Bartınlı kardeşlerimiz her daim destekçimiz oldu. 3 dönemdir Belediye yönetimini Sayın Cemal Akın başkanımızın şahsında partimize emanet eden Bartınlı kardeşlerimize şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle; fedakâr ve özverili çalışmalarıyla “Üretken Belediyecilik” anlayışımızı en güzel şekilde uygulayarak Bartın’ımıza değer katan, Bartınlının hayat standardını yükselten Bartın Belediye Başkanımız Cemal Akın başta olmak üzere, Hasankadı Belediye Başkanımız Şeref Emiroğlu’na, Kumluca Belediye Başkanımız İsmail Çan’a, Belediye meclis üyelerimize, Belediye bürokratlarımıza, Tüm belediye çalışanlarımıza, Ve onlara destek veren teşkilatımızın kıymetli mensuplarına yürekten teşekkür ediyorum. Bizler, dünyanın en zor coğrafyasında yaşadığımızı bilmeli ve siyasetimizi de ona göre yapmalıyız. Bu anlamda, Milliyetçi Hareket Partisi, Türk Siyaset sahnesine çıktığı ilk günden beri hamdolsun bunun bilinçle siyaset yapmaktadır. Bu nedenle MHP; siyasetinin merkezine “çıkar-menfaat” ilişkilerini değil, “millî istikbal ve istiklal” anlayışını koyar. Bu anlayış gereği de devleti ve milleti için sorun üreten değil, sorunları çözen bir partidir. Siyasi tarihimize baktığımızda, siyasi kaos anı diyebileceğimiz dönemlerde hep düğümü çözen ve ülkenin krize sürüklenmesini engelleyen parti her zaman MHP olmuştur. Bugün de yapıcı eleştirileri, milli konulardaki desteği ile sorumlu siyaset anlayışının gereğini yapmaktadır. Sayın Genel Başkanımız bunu “Önce ülkem ve milletim sonra partim” diyerek özetlemiş, “Benim aklım hep Türkiye’dir” diyerek zihinlerimize kazımıştır. Bu nedenle partimiz; 13. Kurultayımızın sloganını “İstiklal için birlik, istikbal için dirlik” olarak belirlemiş, “Kazanan Türkiye olacak” demiştir.  Milliyetçi Hareketin Kıymetli Temsilcileri; 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi, Türk Milletinin sokakta doğal bir sonuç olarak kurduğu Cumhur İttifakı asla basit bir seçim birlikteliği değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği için sorumluluk üstlendik, Milli bekamız için hesapsız, çıkarsız, pazarlıksız bir ittifak kurduk. Cumhur İttifakı Türk milletinin tercihidir. Ve Milliyetçi Hareketin mensupları, Cumhur İttifakına sahip çıkma konusunda son derece kararlı ve inançlıdır.

Kıymetli Ülküdaşlarım; Sizler de biliyorsunuz ki, bugün ülkemiz, içeride ve dışarıda birçok sorunla baş etmeye çalışmaktadır. Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilim, Ege’de yükselen tansiyon, Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’yi karaya sıkıştırmak isteyenler, Terör örgütleri ve bunları besleyip sınırlarımızın güvenliğini tehdit etmeye çalışanlarla mücadele ederken, Diğer yandan ekonomik kuşatmayı yarmaya çalışan, Bu da yetmezmiş gibi Korona belası ile mücadele eden bir Türkiye söz konusudur. Liderimizin dediği gibi, “Türkiye çoklu bir cephe hattındadır.” Böyle bir durumda, siyasi çıkar hesabı yapanların ahlakını sorgulamak gerekir.  Bu konuda Özellikle CHP ve “yancıları” sınıfta kalmıştır. CHP’nin arka bahçesi gibi çalışan bazı “sözde STK”lar, böyle zamanları siyasi fırsat olarak görmektedir. Bunlar, vatanımızın güvenliğini tehdit eden, milletimizin birliğine göz dikenlere karşı yapılan operasyonlar öncesi hep devletimizin aleyhine açıklamalarda bulunmuşlardır.

Bunlar, muhalefet yapmayı; “Türkiye’ye muhaliflikle, yabancılara muhbirlikle” karıştıran köksüzlerdir. Değerli Ülküdaşlarım; Tabipler Birliği ile ilgili tartışmaları takip etmişsinizdir. Sayın Genel Başkanımız, ülkenin menfaatine milletin çıkarına olmayan hiçbir şeyi gündeme getirmez. Bu yapı “Türk Hekimlerini temsil edemez” demişse bunu laf olsun diye söylemez! Nitekim Tabipler Birliği Merkez Konseyinin yaptığı çalışmalara baktığınızda Sayın Genel Başkammızın ne kadar doğru bir tespit yaptığını görürsünüz. Çünkü bunlar; Paris Kürt Enstitüsünün “bölücü bildirisine” imza atmıştır! Terörist başı Öcalan’a “bağımsız doktorlar heyeti gönderilsin” demiştir! - PYD eş başkanma “Barış, Dostluk ve Demokrasi Ödülü” vermiştir! - PKK ve DHKP-C’nin talimatı ile açlık grevi yapan teröristler için “Açlık grevi sonrası beslenme ve tedavi el kitabı” hazırlamıştır! Şanlı askerimiz Zeytin Dalı harekâtı ile terörist kantonlarına darbe vurmaya hazırlanırken Tabipler Birliği bunu bir “savaş” olarak değerlendirip “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” açıklaması yapmıştır! Bir de bu yapının geçtiğimiz günlerde yeni seçilen başkana bakıyorsunuz,  PKK elebaşı Öcalan'a Özgürlük Platformu'nu kurmuş, Türkiye'ye karşı Ermeni soykırımını savunmuş, PKK'nın yayın organı Özgür Gündem'in yayın yönetmenliğini yapmış, Türk Askerine katil demiş! Allah aşkına, herkes  elini vicdanına koysun ve bu kirli yapı nasıl Türk hekimlerini temsil edebilir vicdanında sorgulasın. Neredeyse bir terör örgütü zihniyetiyle örtüşen faaliyetlerin sahibine ilk destek kimden geldi? CHP ve HDP’den! Diğer ortak da bu rezilliklere imza atmış yapının başındaki kişiye telefonla destek verdiğini söyledi. PKK’nın sözcüsü konumundaki Tabipler Birliğine sahip çıkma, selam gönderme yarışına girenleri aziz milletimizin vicdanına havale ediyoruz. Tabipler Birliği yetkilileri şayet siyaset yapmak isliyorlarsa HDP, CHP ve ÎP’ten başlayabilirler. Çok da yakışacaklardır! Ama bunlar kesinlikle “Biz Türk hekimlerini temsil ediyoruz” demesinler! Değerli Dava Arkadaşlarım, Her konuşmalarında “Atatürk’ün partisiyiz” diyerek Atatürk istismarı yapan, Atatürk’ün ardına gizlenip bölücülerle el ele kol kola siyaset yapan bir CHP söz konusudur. Artık, CHP’nin içine HDP’nin kaçtığı ayan beyan ortadadır. Atatürk’e Atatürk diyemeyen, güruh CHP’ye doluşmuştur. CHP’nin Atatürk maskesi artık düşmüş, HDP kafalıların yüzü görünmüştür. Atatürk’ün milliyetçilik anlayışının kırıntısı bile bunlarda yoktur.  Atatürk İstiklal Savaşı ile emperyalizme karşı Misak-ı Milli’yi savunurken, bugün CHP’nin, Misak-ı Milli, Mavi Vatan gibi konularda devletimizin yanında yer almaması 6 Ok’un biri olan Milliyetçiliğin çoktan terk edildiğini göstermektedir. Terk edilmiş ki bunlar; Libya’da Hafter’ci, Suriye’de Esad’cı, Pensilvanya’da FETÖ’cü, Kandil’de PKK’lı olmuş, bir kere bile Türk Milleti’nin ve devletinin yanında olamamışlardır.

 

“Birlik olmalıyız, güçlü olmalıyız”

 

YPG’ye terör örgütü diyemeyenler ile sırtını YPG’ye dayayanlar yan yana gelmiştir. Suriye’de ne işimiz var, Doğu Akdeniz’de ne işimiz var, Karadeniz’de ne işimiz var diyen, Tarih ve coğrafya bilmezlerin başı CHP ve “yancıları”, Dünyanın öbür ucundan gelip, burnumuzun dibinde, Misak-ı Milli sınırlarımızın içinde hesap yapanlara “ne işiniz var” diyememiştir. CHP’nin bugünkü kadroları maazallah Atatürk zamanında yaşamış olsalardı, emin olun “Ne işimiz var Hatay’da” derlerdi.  Bunlar bugün de “Karabağ’da ne işimiz var” demektedir. Karabağ Türk’tür, Allah’ın izniyle de Türk kalacaktır. Cepheden kaçan korkaklar, füzelerle sivil yerleşim yerlerini vurarak, masum Azerbaycanlı kardeşlerimizi şehit etmeye devam etmektedir. Her konuya maydanoz olan Macron başta olmak üzere, insan hakları denince kimseye pabuç bırakmayan devletlerin ve sivil toplum kuruluşlarının sesini duyanınız oldu mu? Sırf bunun için bir olmalıyız, birlik olmalıyız, güçlü olmalıyız. Bu nedenle tüm varlığımızla kardeş ülke Azerbaycan’ın yanında olmaya devam edeceğiz. Hamdolsun, Türkiye Cumhuriyeti, bu hastalıklı zihniyete inat, gönül coğrafyasında Ay yıldızlı Al Bayrağımızın gölgesini bekleyen mazlumların yanında olmaya devam edecektir. Kıymetli Dava Arkadaşlarım,  Geçtiğimiz gün Anayasa Mahkemesi üyesi bir profesör, yakın siyasi tarihin nerdeyse darbe parolasına dönüşen ‘Işıklar yanıyor’ metaforunu kullanarak bir paylaşım yaptı; biz onu bunu bilmeyiz, bildiğimiz tek şey Milliyetçi Hareket Partisinin ışığıdır!  Bu profesör ve onun gibilerin, pencereden bakmaya bile cesaret edemedikleri kanlı 15 Temmuz’un karanlık gecesinde,

başkent Ankara’da yanan tek ışık Milliyetçi Hareket Partisinin ışığıydı! Hiç kimse haddini aşmasın, darbe imasında bulunmasın! Ülkücüler, yani sizler var oldukça, bu salonları doldurdukça Allah’ın izniyle semalarımızdan ay yıldızlı al bayrağımızı indirmeye, minarelerimizden mübarek Ezan-ı Muhammedî-yi dindirmeye hiç kimsenin gücü yetmeyecektir! Tek başına bu olay bile, Sayın Genel Başkammızın “Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle çelişmeyecek, demokratik, etkin, adil, tartışmaların odağı olmaktan çıkarılmış bir “Yüce Mahkeme”ye dönüştürülmeli” teklifinin ne kadar haklı olduğunun teyididir. Çok Kıymetli Dava Arkadaşlarım, Yine geçtiğimiz günlerde Hatay/Belen’de başlayıp İskenderun ve Arsuz’a sıçrayan yangını PKK’nın nesebi gayri sahih çocukları olan “Ateşin Çocukları” adında bir örgüt üstlendi. Hatay’ı ve daha önce de birçok yeri kundaklayan bu şerefsizler olsa olsa, “iblisin çocukları, ihanetin çakalları olur.” İşin garibi, Gezi parkında bir ağacı bahane ederek memleketi yangın yerine çevirenler ve bunlarla el ele yürüyen CHP ve yancıları kafalarını kuma gömüp sessizliğe büründüler. Selahattin Demirtaş hakkındaki terör bağlantılı iddiaları “göğsüne madalya olarak takmayı” teklif eden Kılıçdaroğlu’nun ne dediğini duyan oldu mu? Peki, terör örgütü üyesi olmak suçundan yargılanan Selahattin Demirtaş ile kahvaltı planı yapan hanımefendiden bir ses çıktı mı? Muhalefet demek, vatana ve millete muhalefet etmek değildir. Bize göre “teröriste terörist diyemeyen de teröristtir!” Milliyetçi Ülkücü Hareketin Kıymetli Temsilcileri; Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği sıkıntılı süreçlere rağmen ülkemiz açısından geleceğe dair umutlarımız diridir. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu “2023 Lider Ülke Türkiye’”yi inşa yolunda, ülkücü hareket, inşallah geleceğin mimarı olacaktır. “Büyük hedefler büyük heyecanların, büyük heyecanlar ise büyük düşüncelerin eseridir.”        Gayret bizden tevfik Allah’tan.   Sözlerime burada son verirken, Kurucu Genel Başkanımız Başbuğ Alparslan Türkeş ve Ülkücü Şehitlerimizi rahmetle anıyorum. İl başkanımıza ve yönetimine Cenab-ı Hakk’tan üstün başarılar diliyorum. Toyumuz, kongremiz, hayırlı ve uğurlu olsun. Cenab-ı Allah yar ve yardımcımız olsun. Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”

MHP İl Yönetimi ise şu isimlerden oluştu:

İl Başkanı Ercüment Özçelik

Yönetim Kurulu Üyeleri:

Recep Çömlek, Kemal Özay, Hüseyin Çalıkoğlu, Hüseyin Alp Akın, Aykut Oktay Ulu, Turgut Makaracı, Sevgi Ünal Karakuş, Emrah Taşdemir, Kübra Alp, Orhan Kırşanlı, Sinan Özekin, Halil Doğan, Menekşe Kaya, Yılmaz Şahintürk, Şenel Tabakoğlu, Hüseyin Uçkun, Burhan Pişkin, Hakan Orhan, Celil Çil, Hüsnü Aydın,

Hakkı Karapınar, Fatih Aykın, Murat Sevilmiş, Cihan Uça,

Mustafa Gözen, Keramettin Şenkal, İlker Şahin, Ufuk Demir,

Ayhan Ataman, Dursun Erbil, İbrahim Temur, Ömer Külük

İl Disiplin Kurulu Üyeleri – Asil

Aynur Yıldırım, Namık Kemal Kaya, Necdet Kalafat, Şevket Aydıroğlu, Sadettin Yıldız, Yaşar Bakkal, Turgay Karatoprak

Üst Kurul Delegeleri – Asil

Ercüment Özçelik, Murat Demir, Cemal Akın, Recep Çömlek,

Kemal Özay

 

 

Etiketler:
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.

Facebook'da Bizi Takip Edin