Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
MUHARREM İNCE BARTIN’A TEKRAR GELECEK

Memleket Partisi Bartın İl Başkanı Mustafa Çelik ve Merkez İlçe Başkanı Hacı Gölbucaklı basın mensuplarıyla bir araya gelerek ülke ve Bartın gündemine dair değerlendirmelerde bulundular. İl Başkanı Çelik yaptığı açıklamada Genel Başkan Muharrem İnce’nin Bartın’a tekrar geleceğini ifade ederek, “Genel Başkanımız Bartın’a geldi ve gitti. Şuanda üye sayısıyla ilgili çalışmalarımız var. Üye sayımızı yükseltirsek Kasım ayı sonunda Genel Başkanımız tekrar Bartın’a gelecek.”dedi. Merkez İlçe Başkanı Hacı Gölbucaklı ise yaptığı açıklamada Bartın’da yaşanan kira sorununu gündeme getirerek, “Yurt yaptık diye konuşanlar Bartın’da şuanda 18 bin öğrenci var ve 6 bin kişilik yurt var. Geriye kalan 12 bin öğrenci nerede barınıyor? Madem üniversite yapıyorsanız, öğrenci kapasitesini artırıyorsanız yurt kapasitesini de arttırmanız gerekiyor. Öğrenciler için 1+1 ev kiraları 1500-2000 bin TL. Özel yurtlar 1500-2000 bin TL. Asgari ücret alan ailelerin bu rakamları nasıl karşılayacağını düşünmek bile istemiyorum. Bu konuda ya yurtların arttırılması lazım ya da kira ve özel yurt fiyatlarının kontrol altına alınması lazım.”dedi.

Okunma: 259

14.10.2021 13:13

Facebook'ta Paylaş

Memleket Partisi Bartın İl Başkanı Mustafa Çelik ve Bartın Merkez İlçe Başkanı Hacı Gölbucaklı parti binasında düzenledikleri basın toplantısında ülke ve Bartın gündemi ile ilgili değerlendirmelerde bulundular. Düzenlenen basın toplantısına Memleket Partisi Bartın İl Başkanı Mustafa Çelik ve Bartın Merkez İlçe Başkanı Hacı Gölbucaklı, İl Kadın Kolları Başkanı Fatma Nur Yılmaz, yönetim kurulu üyeleri ve basın mensupları katıldı.

Yolla ilgili soru önergesi verilecek

Memleket Partisi Bartın İl Başkanı Mustafa Çelik basın toplantısında yaptığı açıklamada Kozcağız’da dere yatağına yapılan yolla ilgili soru önergesi verileceğini ifade ederek şunları söyledi, “Geçen hafta Perşembe günü Genel Başkanımız Bartın’ı ziyaret etti. Çok güzel bir ziyaretti. Genel Başkanımız 2018’de Cumhurbaşkanı Adayı olduğu zaman Bartın’ı ziyaret etmişti. Memleket Partisi olarak ise ilk ziyaretini geçen hafta yapmış oldu. Kozcağız’dan başladı programımız. Kozcağız’da Genel Başkanımız gayet güzel karşılandı ve ilgi gördü. Esnaflarımızın ilgisiyle karşılaştık. Kozcağız hem Bartın Teşkilatımız hem de Genel Merkezimiz için çok önem arz ediyor.  Buradaki ziyaretlerimiz esnasında gündeki konuları da dile getirdik. Dere yatağına yapılan yolla ilgili İzmir Milletvekilimiz Mehmet Ali Çelebi soru önergesi verecek. Bununla ilgili bilgileri aktardık. 

“Yapılmayanı yaptık”

Kozcağız’ın ardından parti binamızın açılışı için Bartın’a geldik. Burada da çok güzel ilgiyle karşılandı. Bununla birlikte esnaf ziyareti yaptık. Arkasından yapılmayanı yapmaya çalıştık ve Bartın Oto Sanayi Sitesini ziyarette bulunduk. Bu da çok güzel ilgi gördük. Amasra’da ise ziyaretlerimizi sonlandırdık. Memleket Partisi Türkiye ve Bartın’da artık ilgi görmeye başladı. Üye sayımız gün geçtikçe artıyor. Bu ziyaretten sonra şahsıma çok fazla telefon gelerek bizlere ivmemizin daha da arttığını ifade ettiler. Yeni bir parti ve yeni bir hareketiz. Daha 5 aylık bir partiyiz.  Teşkilat çalışmalarımız şuanda gayet güzel gidiyor. Kadın kollarımızı oluşturduk. Gençlik kollarımızı oluşturmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. 

Önümüzdeki seçimlere çok iyi hazırlanmaya çalışıyoruz. Bununla birlikte Genel Merkez nazarında da Bartın tebrik edildi. Yeni parti olmamıza rağmen halkımızın ilgisi olması bizi de onurlandırdı. Tüm Bartın halkına ilgi gösterdikleri için teşekkür ediyorum.”dedi.

“Geleceğimizi geri alacağız”

Memleket Partisi Bartın Merkez İlçe Başkanı Hacı Gölbucaklı ise konuşmasında partisinin politikaları hakkında bilgi vererek şöyle konuştu, “Sivas Kongresi’nin yıldönümü olan 4 Eylül 2020’de ‘Memleket Hareketi’ olarak ‘halk için halkla birlikte siyaset’ diyerek yola çıktık. Memleket Partisi, ülkenin her yanında gönüllü olarak harekete geçen kitlelerin inancı, isteği ve güveni sonucunda doğdu. Siyasete inancını yitirmiş, siyasetten dışlanan herkes için bir umut oldu. Partimiz, toplumsal sorunları çözme kapasitesine sahip, doğru politikaları kararlılıkla ve cesaretle uygulayacak bir iradenin vücut bulmuş halidir. Layık olmadığı şekilde dar bir alana hapsedilen halk iradesinin kendisiyle birlikte akacak bir mecra bulmasıdır. Kurumaya yüz tutmuş farklı nehirleri yeniden coşturacak ve maviliklerde buluşturacak bir hayata geçirme kudretidir.

“Altı ilke yolumuzu aydınlatıyor”

Köklerimizi Cumhuriyetimizin antiemperyalist, kamucu, halkçı, devrimci ve laik dünya görüşünden alıyoruz. Gövdemizi çağdaş, demokratik ve bilimsel dünyanın evrensel değerleri oluşturuyor. Dallarımızdaki çiçekler ise Anadolu'nun hümanist ve kadim aşk bilgeliğiyle hayata kucak açıyor.  Ebedi yol göstericimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün muasır medeniyet hedefi ile yol almak.  Terörün her türlüsünü reddetmek.  Dil, din, ırk, mezhep başta her türlü ayrımcılığa karşı çıkmak.  Doğaya ve çevreye saygılı olmak.  Siyasetten rant elde etmeye dur demek. Kadına şiddete ve çocuk istismarına tavizsiz olmak. Duruşumuzu belirliyor ve bu altı ilke yolumuzu aydınlatıyor.

'Anavatan, Yavruvatan, Mavivatan, Gökvatan bir bütündür, parçalanamaz!' kararlılığıyla yüreklerimiz atıyor. Ülkesine bağlı, milli egemenliği esas alan, toplumun değerleriyle barışık kadrolarımız halkın iktidarını kurmak ve halka hizmet için gün sayıyor.

Partimiz “Cumhuriyetçi Demokrat” bir felsefeyi benimsemektedir. Cumhuriyetçi demokrasi anlayışıyla, anayasal devleti, temel hakları, kuvvetler ayrılığını, düşünce, inanç ve ifade özgürlüğünü, çoğulculuğu, toplumsal örgütlenmeyi, kadın haklarını, farklı yaşam tarzlarına saygıyı, ekonomik ve sosyal hakları korumayı, yereli güçlendirmeyi içeren laik demokratik bir Cumhuriyeti amaçlamaktayız.

“Halkın yönetimini kuracağız”

Milli iradeyi hâkim kılacak, Halkın Yönetimi'ni kuracağız. Yüce Meclis'i yasama ve denetleme yetkisini kullanan, temsilde adalet ilkesinin gerçekleştiği kurum olarak güçlendireceğiz. Yargıyı tarafsız ve bağımsız kılacağız. Planlı Demokratik Ekonomi, 3D Devlet Modeli, Mavi-Yeşil Politikalar, Hayal Kurduran Nitelikli Eğitim Sistemi, Dayanışmacı/Bölüşümcü Sosyal Refah Ağı, Cumhuriyet Sözleşmesi ile ülkemize umut olacağız.

'Planlı Demokratik Ekonomi', dar çıkar çevrelerinin değil, geniş halk kesimlerinin tercihlerini göz önüne alan, katılımcı, sürdürülebilir ve kalkınma odaklı bir yönetimi ifade etmektedir. Ülkemizin üretici güçlerine yol gösterecek uzun dönemli kalkınma planları yaparak, onları kuralsız ve haksız rekabete dayalı, siyasi patronaj ilişkileri ile işleyen ekonomik sistemden kurtaracağız. Kurumların kendilerini değişen ve gelişen koşullara uygun olarak yenileyebilmelerini sağlayacağız. Endüstri 5.0 ve Toplum 5.0 devrimlerinin ilkelerini evrensel ölçütler olarak koyacağız. Bu ölçütlere yerel birikimlerimizi ve deneyimlerimizi katacağız.

Kamu yönetimi için benimsediğimiz Dürüst, Dijital, Denetlenen (3D) devlet modelimiz ile yolsuzlukları önleyecek, devletin her türlü eylem ve işlemini yargının, yasamanın, kamuoyunun denetimine açacak, hayatı kolaylaştıracak; üretim, ulaşım, iletişim, eğitim, sağlık, güvenlik altyapısını güçlendirecek, kırsal-kentsel gelişim farkını azaltacak, kentleri yaşanabilir kılacağız. Tüm atama ve hizmet içinde yükselmelerde liyakati temel alacağız. Vatandaşların devlete tekrar 'güven' duymasını sağlayacağız. Dijitalleşmeyi, bireylerin hayatını denetlemek, özgürlüklerini sınırlamak için değil, hayatı kolaylaştırmak, mal ve hizmet üretmek, büyük ve güvenilir veri sağlamak ve teknolojik dönüşümü gerçekleştirmek için demokratik bir araç olarak kullanacağız”.

“Mavi-Yeşil politikalar üreteceğiz”

Kamu öncülüğünde tarım ile gıda, ulaşım, sağlık, su ve enerji kaynakları, ekolojik işletmeler alanlarında bütüncül ve akıllı bir dönüşüm başlatacak; üretim, istihdam, refahın adil dağılımı konularında özel sektör, yerel yönetimler ve üçüncü sektörle birlikte çalışacağız. Ekolojik bütünlüğü korumayı amaçlayan ‘Mavi-Yeşil Politikalar’ üreteceğiz. Ülkemizin en büyük sorunlarından biri olan depreme hazırlıklı olmayı hedefleyen bir afet yönetimi politikası oluşturacağız.

Fırsat eşitliğine dayalı, ücretsiz ve kesintisiz, bilimsel, çağımızın teknolojik gelişmeleriyle uyumlu, gençlere hayal kurduran ve hayallerini gerçekleştirme imkânı veren nitelikli bir eğitim modellemesi için seferberlik başlatacağız. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştireceğiz.

 Küresel eşitsizlik olgusu nedeniyle en çok zararı sosyal refah devleti görmüştür. Sosyal yurttaşlık anlayışı çerçevesinde ihtiyaç sahibi olan her yurttaşımıza sosyal güvence sağlayacak, eğitim ve sağlık hizmetlerinde kamucu anlayışı benimseyeceğiz. Kimsenin açlıktan, yoksulluktan, işsizlikten dolayı sosyal ve insani felakete sürüklenmediği 'Dayanışmacı/Bölüşümcü Sosyal Refah Ağı’nı sivil toplum ve yerel yönetimlerle birlikte oluşturacağız.

Cumhuriyetimizin temel niteliklerini ve kuruluş ilkelerini benimseyen yeni, sivil ve özgürlükçü bir ‘Cumhuriyet Sözleşmesi' ile toplumsal barışı sağlayacağız. Her türlü dinsel, mezhepsel, etnik kimliğin üzerinde yer alan, bütünleştirici ulus anlayışını sahipleneceğiz. ‘Yarınlar hepimizin!’ anlayışıyla toplumun mutsuzluğunu, sisteme duyduğu güven bunalımını, gelecek kaygısını aşacak, insani gelişmişlik endeksinde üst sıralarda yer alarak özgür bir ülke olacağız. Böylece Türk Milleti olarak; Barışacağız, Bölüşeceğiz, Büyüyeceğiz!  Sloganımız 'MAVİ ! Hayalimiz toplumsal barış ve mutluluğumuzun gökyüzü enginliğinde, toplumsal adaletimizin deniz duruluğunda 'MAVİ' olduğu bir Türkiye'dir. Partimiz, büyük Türk Milleti'nin zorlukları ve engelleri her zaman aşmasını bilmiş çelikten iradesinin yansımasıdır. Vatandaşlarımızın yaşadığı sorunlara MEMLEKET-ADALET-VİCDAN-İŞ (MAVİ) ekseninde verilen aydınlık yanıttır.  Memleket Partisi, el birliğiyle, yürek birliğiyle, akıl birliğiyle bir uygarlık hikâyesi yazmak üzere siyaset sahnesinde yerini almıştır. Bizler yürekli, onurlu insanların yaşadığı, mutlu, barış içinde ve adil bir memleketin hayalini canlandıracağız; o hayal için hep birlikte çalışacağız ve halkımızla birlikte; geleceğimizi geri alacağız!”

“Genel Başkanımız tekrar Bartın’a gelecek”

Konuşmasının ardından Gölbucaklı ve Çelik gazetecilerin sorularını yanıtladı ve gündemdeki meselelere değindi. Üye sayısıyla ilgili bilgiler veren Çelik, “Genel Başkanımız Bartın’a geldi ve gitti. Şuanda üye sayısıyla ilgili çalışmalarımız var. Allah nasip ederse ve üye sayımızı yükseltirsek Kasım ayı sonunda Genel Başkanımız tekrar Bartın’a gelecek. Tabi ki bizim burada teşkilat olarak çalışmamız çok önemli. Bir çalışırsak Bartın kazanacak. Diğer partilerle benzememeye çalışacağız. Çok aktif olacağız. Önümüzdeki haftadan itibaren köy ziyaretlerimizi gerçekleştireceğiz ve muhtarlarımızı ziyaret edeceğiz. Geçen hafta çok üzücü olaylar yaşadık. Bartın halkımızın başı sağ olsun. Bununla ilgili de ziyaretlerimiz devam ediyor ama sosyal medyada paylaşmadık tabi ki. Bu kötü günler de geçecek. Üye sayımızda bir hedef var. Kasım ayına kadar ben Genel Başkanımıza 500 üye sözü verdim. Bu sözümüzü gerçekleştirdikten sonra Genel Başkanımız Bartın’a bir ziyarete daha gelecek. Tabi bu ziyarette de Bartın’da da gitmediğimiz yerlere gitmek istiyoruz. Bunlardan bir tanesi Hendekyanı esnafımız. Bunu şu ana kadar hiçbir siyasi parti yapmadı. Hendekyanı esnafımız siyasetçilere küskün. Ben sık sık Hedekyanı’nın içindeyim. Bir de Kurucaşile İlçemizi ziyaret etmek istiyoruz. Ama bu ilerleyen günlerde netleşecektir” şeklinde konuştu. 

“Siyasi parti il başkanlarıyla gündemi tartışmak istiyoruz”

Başka bir gazetecinin toplumsal barışla ilgili düşüncelerini sorması üzerine de Çelik, “Siyasi partiler kendi aralarında bir barış imzalarlarsa toplumsal barış olacaktır. En büyük hedeflerimden bir tanesi 2 moderatörün önüne bütün ildeki siyasi parti il başkanlarıyla çıkıp gündemi tartışmak. Bunun için il başkanlarımıza teklif götüreceğiz. Ulusal düzeyde de bu konularda Genel Merkezimiz nasıl hareket ederse biz de il teşkilatı olarak o şekilde hareket edeceğizdir” ifadelerinde bulundu. 

“Bu ayrımcılığı getiren insanların başımıza görevlendirilerek getirildiğine inanıyorum”

Hacı Gölbucaklı ise aynı soruyu şöyle cevapladı,  “Toplumsal barış için öncelikle din, dil, mezhep, ırk ayrımının olmaması lazım. Bunlar yapıldığı müddetçe bu barışı sağlayamayız. Nitekim insanlar 2002’de AKP hükümeti geldikten sonra tamamen ayrıldılar. Bu tarihten önce Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik bir ülke olarak yaşıyordu, şimdi Türkiye Cumhuriyetinin bu ayrımcılıktan dolayı nereye gittiği bile belli değil. Artık ben bu ayrımcılığı getiren insanların başımıza görevlendirilerek getirildiğine inanıyorum. Bu da Türkiye’nin bölünmesi, parçalanması demektir. “BOP’un eş başkanıyım” diyen insanlar Türkiye’yi ne hale getirdiler. Bizim BOPla falan işimiz yok. Biz Türkiye Cumhuriyetini nasıl ayaklandırırız bunun derdindeyiz. Bu ayrımcılıktan dolayı bizin artık uluslar arası itibarımız bile kalmadı. Bizi bunun için bile artık Avrupa Birliğine almıyorlar. Avrupa Birliğine en son giren 11 ülkenin nüfusunun toplamı 60 milyon. Bizim nüfusumuz tek başına 80 milyon. Bu ayrımcılık yüzünden Avrupa’da zaten Türkiye’yi kabul etmiyor. İnsanları bir defa bir araya getirmemiz lazım.”

“Kayıt dışı para konusunun iyice soruşturulması lazım”

Bartın’da son günlerde konuşulan kayıt dışı para konusuyla ilgili de  Gölbucaklı “Bu konu hepimizi üzdü. Bu daha önce yok muydu? Yıllardır vardı. Ünal kardeşimizin vefatından sonra bu tür şeyler daha çok gündeme geldi. Burada sanırım birisinin canının yanması gerekiyormuş. Vatandaşımızda nereden daha fazla 1 koyup 3 alırımın peşine düşmesi söz konusu. İş artık yargıya yansımıştır. Bunun için bu konuda fazla yorum da yapmak istemiyorum. Bunun kayıt altına alınması ve bu işlerin için de daha kimlerin olduğunun araştırılması lazım. Çünkü bu durumun daha farklı noktalara gidebileceğine inanıyorum. Bunun altından da tahmin etmeyeceğimiz insanların çıkabileceğini sanıyorum” dedi. 

“2B ile ilgili çalışmalarımıza devam ediyoruz”

Memleket Partisi Bartın İl Başkanlığının geçtiğimiz haftalarda düzenlediği kahvaltı programında gündeme gelen 2B konusuyla ilgili çalışmaların ne durumda olduğunun sorulması üzerine Mustafa Çelik, “Bununla ilgili çalışmalarımıza devam ediyoruz. Tam net bir bilgi almadan kamuoyuna paylaşımda bulunmak istemiyoruz” dedi. 

“Karayolları Şefini görevde bir gün bekletmezdik”

Çelik Karayollarıyla ilgili ise “Bir de şu konuda açıklama getirmek istiyorum. Karayolları Bartın’da çalışmıyor. Biz iktidarda olsaydık şuan ki Karayolları Şefini görevde bir gün bekletmezdik. Dün akşam yine kaza oldu. Bu sefer hasarlı kazaydı. Ölümlü de olabilirdi. Bartın’da bizim yağmur yağınca kaza oluyor artık bunu anladık. Karayolları çalışmıyor. Akmanlar’daki ilk büyük otobüs kazasının ardından Karayollarının hemen çalışmaya başlaması gerekiyordu. İkinci kaza oldu. Belediye Başkan Yardımcımızı kaybettik. Ondan sonra bir kamyonet kazası oldu. Karayolları bu kazadan sonra çalışmaya başladı. İktidarın Karayolları Şefini biran önce görevden alması gerekiyordu” eleştirisini getirdi. 

Gölbucaklı, Milletvekili Bankoğlu ve Tunç’a “Liyakat” mesajı verdi

Konu üzerine AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç ve CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu’na mesaj gönderen Gölbucaklı ise “Buna liyakat sahibi adamların iş başına getirilmesiyle başlanması gerekiyor. Benim adamımla, senin adamınla eğer buraya liyakatsız çalışacak daire müdürleri geliyorsa sorumlusu bu şehirdir. Zamanla bu devam ettiği müddetçe bu daha kötü olacaktır. Bunu sadece Karayollarında yaşamıyoruz, sporda, eğitimde, sağlıkta, tarımda da yaşıyoruz. Bunun için buradan milletvekillerimize mesajımız önce Bartın’a liyakat sahibi, işinde uzman kişilerin bu kadroların başına gelmesi gerekiyor ki bu hizmetler ancak öyle gerçekleşir. Bundan önceki dönemlerde cebinde Zaman Gazetesiyle gezen, badem bıyık bırakanlar görevlere getiriliyordu. Bunlar Türkiye’nin geleceğiyle oynadılar. Bir kalkışma oldu. iktidar ve muhalefet parti milletvekilleri lütfen bu kadrolaşma konusunda Bartın’a destek verin ve Bartın’ımızın önünü açın” dedi. 

Gölbucaklı yurt ve kira sorununu gündeme getirdi

Gölbucaklı son olarak ise Bartın’daki üniversite öğrencilerinin yurt sorununa değindi. Gölbucaklı “Yurt yaptık diye konuşanlar Bartın’da şuanda 18 bin öğrenci var ve 6 bin kişilik yurt var.  Geriye kalan 12 bin öğrenci nerede barınıyor? Madem üniversite yapıyorsanız, öğrenci kapasitesini artırıyorsanız yurt kapasitesini de arttırmanız gerekiyor. Öğrenciler için 1+1 ev kiraları 1500-2000 bin TL. Özel yurtlar 1500-2000 bin TL. Asgari ücret alan ailelerin bu rakamları nasıl karşılayacağını düşünmek bile istemiyorum. Bu konuda ya yurtların arttırılması lazım ya da kira ve özel yurt fiyatlarının kontrol altına alınması lazım. Bartın’ın en büyük sorunlarından bir tanesi yurt ve kira sorunu. Bunun  özellikle de kontrol altına alınması gerekiyor” dedi.

 

Etiketler:
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.

Facebook'da Bizi Takip Edin