Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
Tunç’tan Manşet’e Ziyaret

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç gazetemizi ziyaret ederek 16 Nisan’da gerçekleştirilecek olan referandum süreci ve Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Milletvekili Tunç gazetemize yaptığı açıklamada, “Bu sistem ülkemize istikrarı getirecek. İstikrarı kalıcı hale getirecek. İcraatları daha da hızlandıracak. Halkın alım gücünü refahını daha da arttıracak. Emeklisine, işçisine, memuruna herkese faydalı olacak bir sistem.”dedi.

Okunma: 2811

18.02.2017 18:00

Facebook'ta Paylaş

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç gazetemize ziyaret gerçekleştirdi. Milletvekili Tunç beraberinde İl Genel Meclis Başkanı Kenan Dursun ve AK Parti Bartın Belediye Meclisi Üyesi İlker Camcı ile gerçekleştirdiği ziyaretinde gazetemize Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

“Hükümet kurma yetkisi Millete geçiyor”

Milletvekili Yılmaz Tunç gazetemize yaptığı değerlendirmelerde şu satırbaşlarına değindi: “Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile artık bundan sonra hükümet kurma yetkisi millete geçiyor. Hükümeti doğrudan millet belirleyecek. Meclis güçlü olacak, denetim görevini yapacak. Yürütme, hükümette güçlü olacak daha hızlı karar alacak. Daha etkin karar alacak. 5 yıllığına seçileceği için öyle bir buçuk yılda bozulan hükümetler söz konusu olmayacak. Dolayısıyla millet seçime gittikten sonra 5 yıllığına iktidarı belirleyecek beğenirse bir beş yıl daha Cumhurbaşkanını seçebilecek. Güçlü yasama güçlü yürütme ve tarafsız yargı için bu sistem önemli. Tabi muhalefetin çarpıtmaları var. Bu çarpıtmaları da zaman içerisinde doğrusu neyse bizim halkımıza anlatmamız gerekiyor. Bunun bir diktatörlüğe, tek adam rejimine yol açmayacağını, Cumhuriyeti ve demokrasiyi daha da güçlendirdiğini milletimize anlatıyoruz. Köylerimizi ziyaret ediyoruz teşkilatlarmızla yaptığığımız toplantılarda bilgilendirmelerde bulunuyoruz. Bu sistem Cumhuriyeti güçlendirecek ve demokrasiyi dahada güçlendirecek bir hükümet sistemidir.”dedi.

 

“Başkanlık sistemini Demirel, Erbakan, Türkeş, Muhsin Yazıcıoğlu ve Özal’da savundu”

Milletvekili Yılmaz Tunç yaptığı değerlendirmelerde referandum süreci ile ilgili bilgilerde vererek şöyle konuştu: “

Bu sürece şöyle gelindi. Başkanlık sistemini geçmişte savunan liderler oldu. Demirel savundu, Erbakan Hoca savundu, Özal savundu, Türkeş savundu, Muhsin Yazıcıoğlu savundu en son AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan savunuyor. Onların savunduğu Başkanlık sisteminin benzeri bir yönetim sistemi. Cumhuriyet Cumhurbaşkanı ile Başbakanı tek elde toplayan hükümeti daha güçlendiren yürütmeye kuvvet kazandıran bir hükümet sistemi. Hükümet sistemi demek rejim değişikliği demek değil. Hükümet sistemi demek yasama yürütme ve yargının birbiriyle olan ilişkilerini düzenlemek anlamına geliyor. Burada yasama yani Meclis kanun yapacak, hükümeti denetleyecek, Cumhurbaşkanını soruşturabilecek. Şu anda soruşturamıyor. Hükümette icraat yapacak Meclisin işine karışmayacak. Dolayısıyla bir denge ve denetim mekanizmasını öngörüyor. Yargı daha tarafsız olacak. Anayasa Mahkemisinin HSYK’nın oluşumunda Meclise yetki veriliyor ama Mecliste de seçim usulü diğer partilerle uzlaşmayı gerektiriyor. Tek bir partinin oyu yüksek yargı mensuplarını seçmesine yeterli olmayacak. 400 milletvekili gerekiyor mesela HSYK üyesi seçebilmek için. O zaman iktidar partisi mecburen muhalefetle uzlaşacak.”dedi

 

“Meclisi fesh etme diye bir şey yok”

Milletvekili Tunç Meclisin fesh edilmesi gibi bir şeyin söz konusu olmadığını da belirterek şu şekilde devam etti: “Cumhurbaşkanının Meclis seçimlerini yenilemesi karşılıklı. Eğer Cumhurbaşkanı Meclis seçimlerini yenilerse kendi görevide sona ermiş olacak dolayısıyla muhalefetin CHP’nin dediği gibi Cumhurbaşkanı öyle kafasının estiğinde Meclisi fesh edemeyecek, böyle bir durum yok. Meclisi fesh etme diye bir şey yok. Bu seçim yenileme. Meclis seçimlerini yenilerse kendi seçiminide yenilemiş oluyor dolayısıyla kendi görev süresini de sona erdirmiş oluyor. Bunu Cumhurbaşkanı istediği zaman Meclisi fesh edebilir şeklinde söylüyor Kılıçdaroğlu ama böyle bir şey yok.    Kendi görev süresi sona erecek olan bir Cumhurbaşkanı niye durup dururken Meclisi fesh etsin. Çok büyük bir kriz olması lazım. İçinden çıkılamayan bir durumda artık millete soracak. Onun için millet iradesini esas alan bir hükümet modeline geçmek istiyoruz. Inşallah ülkemiz bu sisteme geçerse öyle eskisi gibi bir buçuk yılda bir hükümet değişimi, kolisyonlar, istikrarsızlık, ekonomik krizler, siyasi krizler, terör  gibi parlementer sistemin sıkıntılarını hep yaşadık. Darbelerle yaşadık. Vesayet kurumlarının yönetimi karışmasıyla yaşadık. En son 15 Temmuz darbesiyle yaşadık. Tüm bunları sona erdirecek bir yönetim modeline Türkiye’nin geçmesi lazım.”dedi.

 

“Şimdi yetki Millette”

Milletvekili Tunç referandum ile millete gittiklerini belirterek şöyle devam etti: “Bu anlamdada MHP ile AK Parti uzlaştı ve Meclisten geçirdik. Şimdi yetki millette. Millete şunu soruyoruz. Hükümet kurma görevini yetkisini kendi uhdene almak istiyor musun istemiyor musun. Yoksa eskisi gibi böyle dolaylı yoldan milletvekilleri arasından bir hükümet çıksın bir buçuk yıl gitsin gitmesin koalisyon tartışmaları ekonomik krizler siyasi krizler. Yine Türkiye zaman mı kaybetsin yoksa seçtiğimiz zaman beş yıl görev yapabilecek kesintisiz icraat yapacak kalkınmayı daha da hızlandıracak bir yönetim modeline mi geçelim bunu oylamasını yapacağız. İnşallah evet denildiğinde Türkiye’nin 2023 hedefleri lider ülke olma yolundaki hızlı adımlar inşallah daha da ivme kazanacak.”dedi.

 

“Meclisi daha da güçlendiriyoruz”

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç değerlendirmelerinde sistemin detaylarına da değinerek konuşmasını şöyle sürdürdü: “ MHP ile evet çıkması için onlar ayrı koldan biz ayrı koldan hep beraber milletimize bu süreci anlatacağız. Bu ülke meselesi. Türkiye’nin geleceği ile ilgili bir mesele. Şu anda Meclis 26. dönemde hükümet ise 65. hükümet. Normalde 26 olması lazım. Çünkü bu sistem istikrarsız bir sistem. 26. dönemde daha 26. hükümet olması gerekirken 26. dönemde 65. hükümet. Yani bir buçuk yılda bir hükümet değişirse bir hastane yapmak bir okul yapmak o kesintili hükümetlerde münkünmü?. Ama tek başına hükümette bu hızlanıyor. Ama tek başına iktidarlarda öyle her zaman olmuyor. AK Parti zamanında oldu. Özel zamanında oldu ve Menderes zamanında oldu. Onun dışında tek başına iktidarların dışındaki dönemlere baktığımız zaman hep kayıp yıllar var. Bu kayıp yılları gelecekte çocuklarımız yaşamasın. 2019 sonrası istikrarsız bir döneme Türkiye yeniden girmesin istiyoruz. Onun için Türkiye’nin hangi parti olursa olsun tek başına yönetimden yetkili olsun. Mecliste güçlü olsun. Milletvekili sayısını 600’e çıkıyoruz daha fazla temsiliyet olsun. Gençlerimize de aramızda yer verelim 25’ten 18’e düşüyoruz. Seçme yaşı ne ise seçilme yaşı da o olsun diyoruz. Meclisi daha da güçlendiriyoruz. Cumhurbaşkanının şu anda yargılanması mümkün değil. Soruşturma mümkün mü değil. Bunu getiriyoruz. Meclise bu yetki veriliyor. Kanun yapma yetkisi sadece milletvekillerine ait oluyor. Milletvekilinden Bakan olursa milletvekilliği düşüyor. Yasama ile Yürütmeyi birbirinden tam ayırıyoruz. Ama denge ve kontrolü de getiriyoruz. Meclis yani Yasama hükümeti yani Cumhurbaşkanını denetleyecek. Yürütmeyi denetleyecek. Cumhurbaşkanı bir partiden aday olduğu için artık partili olacak ama tarafsız olması gerekiyor. Çünkü bir daha seçilebilmesi için adaletli bir yönetim sergilemesi lazımki partizanca davranırsa ne olur bir dahaki dönem seçilemez. Dolayısıyla partili olması ile tarafsız olması ayrı şeyler. Artık Başbakan yerine geçeceği için Cumhurbaşkanı mecburen partili olacak çünkü partiler aday gösterecek. Siyasi partiler güçlü hale geliyor. Milletvekilleri partili yine. Dolayısıyla Cumhurbaşkanının partisinden olan milletvekili yürütmede yine aynı şekilde etkin olacaklar.”dedi.

 

“Milletvekilleri de daha güçlü olacak”

Tunç  milletvekillerinin sistemle arazide daha güçlü olacaklarını da ifade ederek şunları söyledi:  “Arazide milletvekilleri güçlü olacak çünkü kanun yapma yetkisi sadece onda olacak. Diktatörlük deniyor. Beş yılda bir seçim olacak. Nasıl bir diktatörlük bu. Bütçeyi hazırlayacak Meclisin onayına tabi tutacak. Diktatörlük olabilir mi? Cumhurbaşkanı görevi ile ilgili işlediği suçlardan dolayı Meclis tarafından Yüce Divana gönderilebilecek. Böyle bir sistemde diktatörlük olabilir mi? Burada yetkiler tamamen millete aktarılıyor artık. Millet demokrasilerde Cumhuriyet yönetiminde Cumhuriyet rejiminde aslolan milli iradesi değilmi. Halkın iradesini yönetime tam bir şekilde yansıtmamız için ne yapmamız lazım. Sandığa oy attığında istediği hükümeti çıkarabilmeli. Sandığa oy atıyor milletvekilini seçiyor. Milletvekilleri arasından hükümet çıkıyor ya da çıkamıyor. Onun için bu sistem ülkemize istikrarı getirecek. Istikrarı kalıcı hale getirecek. Icraatları daha da hızlandıracak. Halkın alım gücünü refahını daha da arttıracak. Emeklisine, işçisine, memuruna herkese faydalı olacak bir sistem. Çünkü ülkenin istikrarı demek ekonominin düzelmesi daha da iyiye gitmesi demek. Ekonominin iyiye gitmesi demek herkesin faydasına demek. Inşallah Bartın’da da yüksek oranda bir oyla bu süreci geçirerek ülkenin yönetim sistemine büyük bir katkı vermek istiyoruz.”dedi.

Gerçekleştirilen ziyaret daha sonra karşılıklı sohbet ve ardından ziyaretin anısına çektirilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi. 

Etiketler:
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.

Facebook'da Bizi Takip Edin